Hayat cogu zaman Neden sorumuza sagir, olup biteni bir mantiga oturtma cabamiza kayitsizdir. Nedenleri görememenin yol actigi keyfilik izlenimi, zihnimizi islevsiz birakip bizi gafil avlar, güvenimizi sarsar, kaygilarimizi artirir. Oysa kurmaca, tekil bir yazarin zihinsel tasarimi oldugundan bizi düzenli, kavranabilir, rasyonel bir evrenle bulusturur. Bir romanin, bir filmin karsisinda, hayatin iskartaya cikardigi anlama hünerimize kavusuruz. Kurmacanin derli toplu zihni, bizimkine model olur. Öyleyse belki de kurmacalara yönelirken niyetim kafami dagitmak degildir de, gündelik hayatin darmadagin ettigi zihnimi toplamaktir. Neden-sonuc miyopisinden kaynaklanan yarin endisesinin pansumanidir kurmacalar. Anlam veremedigim gündeligin zihnimde actigi yaralar, kurmaca karsisinda tatli tatli kasinarak iyilesir. Ertesi sabah yataktan kalkip ayni kesmekesin icine girebilecek gücü bulabiliyorsam, uzun günün sonunda beni sefkatle bekledigini bildigim kurmacalar sayesindedir. Gercek olmadiklarini, üstelik er ya da gec hikayelerini unutacagimizi bildigimiz halde filmlerden, romanlardan neden vazgecemiyoruz Karsiladiklari ihtiyac tanimlanabilir mi Kurmacalara neden muhtaciz Beliz Gücbilmez kurmaca-gercek iliskisini, ilk bakista göze carpan benzerlikleriyle degil de benzerligin bagrindaki farkla düsünmeyi öneriyor. Kurmaca evreninin kisisel deneyim arsivimize ve duygusal repertuvarimiza katkisini da ürettigi hakikati de ancak o farki koruyarak tecrübe edebilecegimizi anlatiyor. Anne Ben Düstüm mü kurmacalarin icinden hayata yönelttigi sorularla, mevcut kosullarda varolusumuzu daha anlamli kilmanin güvenli yollarini seriyor önümüze.
Bitte wählen Sie Ihr Anliegen aus.
Rechnungen
Retourenschein anfordern
Bestellstatus
Storno







