Nicedir sikisip duran gögsünü tuttu kadin. Söyle bir bosluk acilsa bedenimde, diyordu. Gidecek yer bulamayip icinde mesken tutanlari tutup cikarirdi oradan. Durdukca bir parcasi zannedip birakamamisti hicbirini. Gecesi gündüzüne karismis, uykuya direnen basini tasiyamaz olmustu artik. Hayvanlar bir basina dönüyordu otlaktan, bir kösede oturur halde buluyorlardi onu. Sohbetlerin ortasinda dalip gidiyor, sesleneni duymuyor, küs zannedip gönül koyanlar oluyordu. Bu sene cetin geciyor kis, derdi agzindan iki laf almaya calisanlara. Gögsüm agriyor, üsütmüsüm, deyiverirdi. Cemreler düsüyor, agaclar giyiniyor, tenler kavruluyor derken bir rüzgar esiyor, kuruyordu dallar, sular buz tutuyordu. Kis cetin geciyordu burada. Canin ne oldugunu bilir misiniz Icerde sikismayagörsün. Egrilir, kirilir; kacacak yer bulamaz bazen. Bir cemreye aldanip cikmaya kalksa savrulur gider. Ironik dili, ic monologlari ve özgün benzetmeleriyle dikkat cekiyor Eda Kartal. Onun kahramanlari firtina önünde savrulan ayrik otlari gibi tutunacak bir dal ariyorlar. Buzun üstünde balik, mekanda bos sandalye, otobüste ayakta kalan yolcu, kayip esya bürosunda unutulan adam, ordusu olmayan komutan Birbirinden farkli görünseler de yazar hepsini bir potada eritiyor. Gelen firtina kisin sert gececeginin habercisi.
Bitte wählen Sie Ihr Anliegen aus.
Rechnungen
Retourenschein anfordern
Bestellstatus
Storno







