Türkiye Cumhuriyetinin ilk yüzyilinin tarihi iscilerin öyküsünün üstünden atlanarak yazilamaz. Ilk yüzyilin tarihi baska vechelerin yani sira Türkiyenin bir tarim toplumundan sanayi toplumuna gecisinin de öyküsüdür. Bu büyük dönüsüm sosyal ve siyasal sonuclar üretmis ve günümüz Türkiyesini iktisadi, sosyal ve siyasal boyutlariyla yaratmistir. Sanayi toplumuna gecise dair bu öykünün basaktörü hic kuskusuz Türkiye isci sinifidir. Bu cilt bu basaktörün kendisini, farkli kesimlerini ya da bunlari sekillendiren yapisal faktörleri degerlendiren makalelerden olusuyor. Her ne kadar sanayi sonrasi topluma gecildigine dair iddialar duysak da bunlar temelsizdir ve isci hareketi Cumhuriyetin ikinci yüzyilinin tarihinin yazilmasinda da en önemli aktör olacaktir. Isci hareketinin siyasal ve sendikal kurumlarinin zayifladigi, bagimsiz bir politik aktör olarak görülmedigi son otuz yil ayni zamanda Cumhuriyet kurumlarinin belli bir cürüme de yasadigi bir zaman dilimine denk düser. Bu iki gelisme birbirinden bagimsiz degildir. Oysa bu son otuz yilda yurttaslarimiz arasinda iscilesme de yaygin bir sosyolojik olgudur. Bu dönüsümün sonuclari gün gectikce daha cok hissedilmektedir. Cumhuriyetin ikinci yüzyilinda isci hareketi günümüzde sahip oldugu yayginlik ölcüsünde siyasete etki ederse, umulur ki isci sinifinin sesi de daha gür cikar. O zaman toprakta karinca, suda balik, havada kus kadar cok olanlar, yani yaratanlar, silkelenir ve dogrulur. Selam olsun Türkiye isci sinifina.
Bitte wählen Sie Ihr Anliegen aus.
Rechnungen
Retourenschein anfordern
Bestellstatus
Storno







