Bakir cemberli lambanin isigina tutarak okudugum, Doktor Nüzhet Süleyman Beyin Hüsrev Beye yazdigi bu uzun mektubu; karsimda bos bir cephane sandigi üzerinde oturan bölük emini Hüsrev Efendiye verdim S Bu mektup, size yazilmis, degil mi Hüsrev Efendi Bölük emini, dolgun kesik beyaz biyiklarini hafif hafif koparir gibi cekiyordu, gözlerini yumdu S Evet, Mahmut Bey Karsimda, bos bir cephane sandigi üzerinde oturan, dolgun kesik beyaz biyikli, beyaz sacli, genis omuzlu bölük emini Hüsrev Efendi, vaktiyle sefaret katipliklerinde bulunmus, Istanbulun zengin kibar toplantilarinda taninmis Hüsrev Beydi. Simdi, su satirlari yazarken, ben de itiraf edeyim, ihtiyat siperlerin gerisindeki bu yerde, bölük emini Hüsrev Efendi ile karsi karsiya oturan subay Mahmut Efendi de bendim O zaman ne hikaye, ne roman yazardim, ne de yazacagim hatirima gelirdi. Ismim Mahmut Yesari degildi, Mahmut Esatti. Aradan yirmi seneye yakin bir zaman gecti. Hatta savasin biraz gerisine, siperlere gönderilecegimiz geceden bir gece evvel, bana tevdi edilen bu sirri, yirmi sene sakladim. Artik bu olayin, bugün ne sahidi ne de kahramani var. Peki, Hüsrev Bey, nicin bu sirri bana aciklamisti Acaba, günün birinde yayinlanacagi mi ummustu
Bitte wählen Sie Ihr Anliegen aus.
Rechnungen
Retourenschein anfordern
Bestellstatus
Storno







