13,99 €
inkl. MwSt.
Versandkostenfrei*
Versandfertig in über 4 Wochen
payback
7 °P sammeln
  • Broschiertes Buch

Elinizdeki kitap, Alan Dubenin son otuz yilda yazdigi makalelerin bir kismini biraraya getiriyor. Kitabin ilk bölümünü olusturan makalelerde, yazarin Türkiyenin cesitli kentlerinin Istanbul ile Adana ve Mersin gecekondu mahallerinde yürüttügü arastirmalarin sonuclari, konuyla ilgili teorik meseleler baglamina yerlestirilerek ortaya konuyor Mahalledeki siniflasma olgusunun farkli cemaatlerle iliskisi; gecekondu sahibi olma sürecinin enformel ekonomideki toplumsal rasyonalitesi; Türkiye kentlerinde aile ve akrabaligin önemi ve kentlesmeyle baglantisi... Bütün bu yazilarin belki de en carpici…mehr

Produktbeschreibung
Elinizdeki kitap, Alan Dubenin son otuz yilda yazdigi makalelerin bir kismini biraraya getiriyor. Kitabin ilk bölümünü olusturan makalelerde, yazarin Türkiyenin cesitli kentlerinin Istanbul ile Adana ve Mersin gecekondu mahallerinde yürüttügü arastirmalarin sonuclari, konuyla ilgili teorik meseleler baglamina yerlestirilerek ortaya konuyor Mahalledeki siniflasma olgusunun farkli cemaatlerle iliskisi; gecekondu sahibi olma sürecinin enformel ekonomideki toplumsal rasyonalitesi; Türkiye kentlerinde aile ve akrabaligin önemi ve kentlesmeyle baglantisi... Bütün bu yazilarin belki de en carpici yönü, hizla degistigi söylenen Türkiye toplumunda etkisini koruyan süreklilikleri de gözler önüne sermesi. Ikinci bölümdeki yazilar ise, cok az nicel arastirma yapilmis bir konuyu, tarihsel perspektifle Osmanli ve Türk hane ve ailelerini ele aliyor. Duben, Türkiyede hanelerin gecmiste ve kirsal kesimde cok kalabalik oldugu iddiasinin mitostan baska bir sey olmadigini gösterirken, aile tarihi arastirmalarinda karsilasilan epistemolojik ve metodolojik güclükleri de irdeliyor, bunlara getirilebilecek cözüm yollarini degerlendiriyor. Kent, Aile, Tarih, ele aldigi cok cesitli konulari aydinlatmasinin yani sira, kariyerine antropolog olarak baslayan, ama antropoloji, toplumsal tarih ve demografinin arayüzünde kendini daha rahat hisseden bir sosyal bilimcinin zengin akademik serüvenine isik tuttugu icin de dikkat cekiyor.