18,99 €
inkl. MwSt.
Versandkostenfrei*
Versandfertig in über 4 Wochen
payback
9 °P sammeln
  • Broschiertes Buch

Görünüm varliktir. Kendimizi kandirarak ya da kandirilarak gerceklikten kacamayiz. Cünkü gercek, kendimizi basarili bir sekilde uzaklastiramadigimiz tek seydir. Her kacis girisimi burada basarisiz olur, cünkü kendimizi yanimiza aliriz, yani kacmaya calistigimiz sey -gerceklik- en iyi ihtimalle hayal gücümüz tarafindan degistirilir. Hicbir düsünce ve eylem bunu yok edemez. Antik felsefeden cagdas kurgu teorilerine kadar, hayali görünümleri Platonun magarasinin duvarindaki gölgeler gibi var olmayanlar alemine atfetmek yaygin bir uygulamadir. Markus Gabriel, gerceklik ve kurgu arasinda metafizik…mehr

Produktbeschreibung
Görünüm varliktir. Kendimizi kandirarak ya da kandirilarak gerceklikten kacamayiz. Cünkü gercek, kendimizi basarili bir sekilde uzaklastiramadigimiz tek seydir. Her kacis girisimi burada basarisiz olur, cünkü kendimizi yanimiza aliriz, yani kacmaya calistigimiz sey -gerceklik- en iyi ihtimalle hayal gücümüz tarafindan degistirilir. Hicbir düsünce ve eylem bunu yok edemez. Antik felsefeden cagdas kurgu teorilerine kadar, hayali görünümleri Platonun magarasinin duvarindaki gölgeler gibi var olmayanlar alemine atfetmek yaygin bir uygulamadir. Markus Gabriel, gerceklik ve kurgu arasinda metafizik bir ayrim cizen bu geleneksel tarzin aksine, yanilsamali, kurgusal, hayali ve kavramsal olarak belirsiz olanin olabildigince gercek oldugunu savunuyor. Gerceklikle temas halinde olmak, orada, zihnimizin disinda ve hatta belki de ötesinde var olan anlamsiz bir gercekligi kavramak icin illa tezahürlerin üstesinden gelmemizi gerektirmez. Insan zihni, kurgu modunda var olur, zaten bu sayede kendilik-bilincimizi elde ederiz. Bu yeni yaklasim, yasami kendilik kavrayisi isiginda sürdüren özneler olarak varolusumuza dair yeni bir bakis acisi sunmaktadir. Kurgular ayni zamanda bir toplumsal ontoloji gelistirir; buna göre, toplumsallik, uyusmazliklarin, farkli bakis acilarinin ayni gerceklik üzerinde sürekli olarak yeniden müzakere edilmesi seklinde ortaya cikar. Dolayisiyla, insan toplumunu kurgudan arinmis nesnel islemler alaninda temellendirmeyi asla umamayiz. Ancak bu, hakikat ve gercekligin bir sekilde modasi gecmis kavramlar oldugu anlamina gelmez. Aksine, gerceklik anlayisimizi öyle bir genisletmemiz gerekiyor ki düsünen toplumsal hayvanlar olarak kendimizi tam anlamiyla kapsasin. Bu yeni ve önemli felsefe eseri, beseri bilimler alanindaki ögrenci ve akademisyenlerin yani sira cagdas felsefe ve toplumsal düsünceyle ilgilenen herkesin ilgisini cekecektir.