Türk halklarinin kökeni Altay cevresine uzanir ve tarih boyunca kuzeyde Yakutlardan batida Balkanlara, güneyde Iran platosundan doguda Dogu Türkistana kadar genis bir sahaya yayilmislardir. Bu büyük topluluk cesitli boylara ayrilmistir. Kazak-Kirgizlar, Türkmenler, Özbekler, Kirim Tatarlari, Azerbaycan Türkleri ve daha pek cok grup, hem fiziksel görünüm hem yasam bicimi bakimindan farkliliklar gösterse de ayni dil ailesinin ve ortak tarihsel hareketlerin parcalaridir. Göc yollari, komsu halklarla etkilesimler ve yerlestikleri cografyanin kosullari, bu topluluklarin bugünkü dagilimini belirleyen temel etmenlerdir. Türk dilleri ise Ural-Altay toplulugunun Altay kolunda yer alir ve yapi bakimindan eklemeli oluslari, ses uyumuna dayanan sistemleri ve türetme bicimleriyle karakterizedir. Yakutca gibi arkaik lehcelerden Osmanli Türkcesine, Cuvascadan Cagataycaya uzanan genis bir yelpaze, bu dil ailesinin tarihsel cesitliligini gösterir. Türkcenin Japonca ve Mogolca gibi dillerle benzerlikleri, kelime hazinesinden cok dil isleyisindeki ortak yapisal özelliklerde ortaya cikar. Söz konusu eser bu bilgileri sistematik bir bicimde sunarak Türk halklarinin etnik cografyasini, tarih boyunca gecirdigi dönüsümleri, Ural-Altay dil ailesi icindeki yerini, farkli Türk lehcelerinin gelisimini ve Osmanli Imparatorlugunun olusumunu belirleyen demografik-kültürel temelleri ayrintili bicimde isler. Böylece hem Türk dünyasinin genis yapisini hem de Osmanlinin bu yapi icindeki konumunu tarih ve cografi verilerle aciklayan cok katmanli bir cözümleme elde edilir.
Bitte wählen Sie Ihr Anliegen aus.
Rechnungen
Retourenschein anfordern
Bestellstatus
Storno







