Özgür Taburoglu, genisletilmis bir Barok zemine ve zamana Descartes, Locke, Leibniz, Spinoza, Hume ve Kant gibi karsilastirmasi zor düsünürleri sigdirmayi deniyor. Onlarin yollarinin kesisip ayrildiklari kisimlari isaretliyor. Ruh, zihin ve beden arasindaki baglantilar, bilginin dereceleri, duyum, duygu ve düsüncenin ilkeleri, istencin dogasi, zihnin yetileri gibi konu basliklarini isaretledigi yerlere ekliyor. Böylece duyular ve duygular, düsünme melekesine göre daha düsük bir bilgi kaynagi sayilmaya basliyor. Hakikatin isigi disaridan iceriye tasiniyor ve varligin sahnesi olan tabiat, insan zihnine dogru gecis yapiyor. Sonunda akil yürüten insana yer acmak icin tabiat ve ilahiyat genis ayraclar icerisine kapatiliyor. Zihin Haritalarinda Taburoglu, ele aldiklari nesneleri ve olgulari belirli semalara sigdirmaya calisan Barok düsünürlerin müsterek zihin haritasini cikarmayi deniyor. Bu sirada Descartesin araladigi, Kantin kapattigi bir dönemin sakinlerine ait derin farkliliklari ve ortak ilgileri belirliyor. Barok düsünceyle psikanaliz arasinda ani ve anakronik gecisler yapiyor. Ilk bakista birbirine benzemeyen bu düsünürlerin mühürledikleri zarfin zamanla nasil yirtildigini dile getiriyor.
Bitte wählen Sie Ihr Anliegen aus.
Rechnungen
Retourenschein anfordern
Bestellstatus
Storno







