5,99 €
inkl. MwSt.
Sofort per Download lieferbar
payback
0 °P sammeln
  • Format: ePub

AYASOFYA'NIN 9 SIRRI - ISIK VE GÖLGE SAVASI
Ayasofya bir bina degildir. O, insanligin Tanri'yla, güçle, zamanla ve kendi vicdaniyla yaptigi en uzun yüzlesmedir.
Bu roman, taslarin konustugu bir mekânda baslar. Ama anlattigi sey mimari degildir. Anlattigi sey, insanin Tanri'yi ararken nasil kendini kaybettigidir.
Ayasofya'nin kubbesi altinda geçen bu hikâye; tarihsel bir gizemi, felsefi bir sorgulamayi ve metafizik bir gerilimi ayni potada eritir. Binlerce yil boyunca imparatorlarin, din adamlarinin, fatihlerin ve halklarin anlam yükledigi bu yapi, romanda yasayan bir varlik gibi nefes
…mehr

  • Geräte: eReader
  • mit Kopierschutz
  • eBook Hilfe
  • Größe: 0.44MB
  • FamilySharing(5)
Produktbeschreibung
AYASOFYA'NIN 9 SIRRI - ISIK VE GÖLGE SAVASI

Ayasofya bir bina degildir. O, insanligin Tanri'yla, güçle, zamanla ve kendi vicdaniyla yaptigi en uzun yüzlesmedir.

Bu roman, taslarin konustugu bir mekânda baslar. Ama anlattigi sey mimari degildir. Anlattigi sey, insanin Tanri'yi ararken nasil kendini kaybettigidir.

Ayasofya'nin kubbesi altinda geçen bu hikâye; tarihsel bir gizemi, felsefi bir sorgulamayi ve metafizik bir gerilimi ayni potada eritir. Binlerce yil boyunca imparatorlarin, din adamlarinin, fatihlerin ve halklarin anlam yükledigi bu yapi, romanda yasayan bir varlik gibi nefes alir, dinler, saklar ve zamani büker.

Merkezde Eleni vardir. Bir arkeolog, bir arastirmaci, ama hepsinden önce bir tanik. Onun yolculugu bir kahramanlik hikâyesi degil; hakikate dayanabilecek kadar cesur olmanin hikâyesidir. Çünkü bu romanda asil tehlike karanlik degil, isigin tek elde toplanmasidir.

"Isik ve Gölge Savasi", klasik iyi-kötü çatismasini reddeder. Burada karanlik, disaridan gelen bir tehdit degildir; insanin kendi içinde büyüttügü arzudur. Isik ise sahip olunan bir güç degil, tasindigi sürece var olan bir emanettir.

Roman boyunca okur sunu sorgulamaya zorlanir: Tanri gerçekten sustu mu, yoksa biz mi dinlemeyi unuttuk? Inanç bir kurtulus mu, yoksa insanin kendi korkularini kutsallastirma biçimi mi? Ve en önemlisi: Insan Tanri'yi mi ariyor, yoksa Tanri olmayi mi istiyor?

Ayasofya'nin gizli geçitleri, kaybolan isçiler, dokuz kez dönen spiral sembolü ve zamanin lineer akisini bozan anlar; hikâyeyi bir gizem romani gibi ilerletirken, metnin alt katmanlarinda agir bir felsefi sorgulama akar. Bu yönüyle eser, yalnizca okunmaz; içinde dolasilir.

"Isik ve Gölge Savasi", modern dünyanin görünmez mabetlerine de ayna tutar. Bugünün tapinaklari tastan degil, ekrandandir. Yeni tanrilar sessizdir ama her seyi izler. Ve insan, artik Tanri'nin degil, sistemin önünde diz çökmektedir.

Bu roman; - Tarih sevenlere, - Metafizik ve felsefeyle ilgilenenlere, - Din, inanç ve insan psikolojisi üzerine derin metinler arayanlara, - Sembollerle konusan edebi anlatilari seven okurlara hitap eder.

Ayasofya'nin 9 Sirri bir cevap kitabi degildir. Bu kitap, dogru sorulari soran bir metindir.

Ve belki de en tehlikeli soru sudur: Eger Tanri gerçekten içimizdeyse, biz kimi ariyoruz?


Dieser Download kann aus rechtlichen Gründen nur mit Rechnungsadresse in A, B, CY, CZ, D, DK, EW, E, FIN, F, GR, H, IRL, I, LT, L, LR, M, NL, PL, P, R, S, SLO, SK ausgeliefert werden.

Autorenporträt
Ben, birçok eserimi Wise Man kalem adiyla yaziyorum.
Adim Erkan SÜGÜT.
Kendimi "özgür yazar" olarak tanimlarim; kaliplara, ezberlere, dayatilmis kurallara pek uymam.
Edebiyati bir kaliba hapseden, duyguyu ölçüye vuran hiçbir fikre yakin degilim.

Benim için yazmak, insanin dogasina inmek demektir.
Neden bir hayat kadini bir gün bir is kadini olmasin?
Neden bir muhafazakâr kadin bir bilim kadinina dönüsmesin?
Ideolojilere degil, dogalliga bakarim ben.
Çünkü insan dogasinda her sey mümkündür.
Dün bir insaat isçisiydim, bugün kitap yaziyorum.
Kalem tutan ellerimin, bir zamanlar kazma kürek tutmus olmasi utanilacak degil, gurur duyulacak bir seydir.

Ahlak, toplum düzeni ya da inançlar adina insani sinirlayan fikirleri benimsemem.
Evet, belki alisilmadik bir üslubum var.
Belki de bazilarina itici gelebilirim.
Ama ben hepimizin içinde o dogal, filtresiz insani ariyorum.

Kelimeyle ölçü yapmam, süslemeyle yarismam.
Ben anlasilir olmayi seçerim.
Çünkü süslü cümle kurmak kimseyi daha iyi niyetli yapmaz.
Dogallik, her zaman daha gerçek, daha faydalidir.

50 yasindayim.
Birçok is, birçok memleket, birçok insan gördüm.
Üç dili çok iyi biliyorum.
Evliyim, çocuklarim var.
Yazar olmadan önce bir aile babasiyim.
Ama yazmaya basladigim anda ne babalik kalir bende, ne Erkan olmak...
O anda sadece yazar olurum.
Ve yazar, kimligini degil, gerçegini anlatir.