14,99 €
inkl. MwSt.
Versandkostenfrei*
Versandfertig in über 4 Wochen
payback
7 °P sammeln
  • Broschiertes Buch

Ittihat ve Terakki, Balkan Savaslari ertesinde icine düsülen ve adim adim bütün ülkeye yayilan köseye sikismis olma duygusuna, Anadolu topraklarinin, gayrimüslim unsurlardan arindirilarak Türklestirilmesi ile cevap verdi. Sadece iktisadi hayatin degil, sosyal iliskilerin ve giderek ülkenin etnik bilesiminin de homojenlestirilmesi anlayisi, sistemli bir politika olarak hayata gecirildi. Birinci Dünya Savasi, uygulanan bu politikalardaki en önemli dönemectir. Zira savas, hem süpheli konumundaki etnik unsurlarin sürgünleri ve zorla yerlerinden bosaltilmalari icin uygun bir ortam yaratmisti, hem…mehr

Produktbeschreibung
Ittihat ve Terakki, Balkan Savaslari ertesinde icine düsülen ve adim adim bütün ülkeye yayilan köseye sikismis olma duygusuna, Anadolu topraklarinin, gayrimüslim unsurlardan arindirilarak Türklestirilmesi ile cevap verdi. Sadece iktisadi hayatin degil, sosyal iliskilerin ve giderek ülkenin etnik bilesiminin de homojenlestirilmesi anlayisi, sistemli bir politika olarak hayata gecirildi. Birinci Dünya Savasi, uygulanan bu politikalardaki en önemli dönemectir. Zira savas, hem süpheli konumundaki etnik unsurlarin sürgünleri ve zorla yerlerinden bosaltilmalari icin uygun bir ortam yaratmisti, hem de Türklestirme politikalarini uygulayabilmek icin yeteri kadar gerekce sunuyordu. Ermenilere karsi 1915te genis capli bir bicimde uygulanmaya baslayan tehcir, Türklestirme politikalarinin son merhalesiydi. Taner Akcamin Osmanli belgelerine dayanarak hazirladigi bu arastirma, yasananlarin icerigine dair birincil kaynaklarin neler anlattigina odaklaniyor. Talat Pasanin sürekli kontrolü ve direktifleriyle yönetilen, Teskilat-i Mahsusanin organizasyonuyla sevk ve icra edilen faaliyetlerin dayanaklarini; yapilanlarin Istanbuldan telgraflar yoluyla nasil takip edildigini; Ermenilerin Anadolunun dört bir tarafindan niye tehcir edildigini anlatiyor. Aylar öncesinden baslayan hazirliklar, günü gününe takip edilen kayitlar, isimlere kadar belirlenmis denetimler, savas sonrasi yapilan yargilamalar ve saniklarin ifadeleri tarihin karanlik yüzüne isik tutuyor; Talat Pasanin telgraflarindaki Ermeni meselesi hallolunmustur. Fuzl mezalimle millet ve hükmetin lekedar edilmesine lüzm yoktur cümlesinin meramini inceliyor. Bu arastirma, büyük felaketin tarihini inkar etmek yerine ögrenmeyi tercih etmenin önemine isaret ediyor. Adina tehcir, kirim, soykirim ya da ne dersek diyelim... yasanmis acilari anlayan, nedeni ne olursa olsun, dini, etnik kökeni farkli diye insanlara karsi islenmis cinayetleri kinayan bir dil gelistirilmedikce sorunun cözümü dogrultusunda saglikli adimlarin atilmasi mümkün olmayacaktir. Yani öncelikle ihtiyacimiz olan sey, ahlaken, vicdanen kabul edilemez bir eylemle karsi karsiya oldugumuz gercegini görmek ve buna uygun bir dil gelistirebilmektir.